Çiftçinin Deli Dumrulu oldular... Torbada Onlarca deli dumrul kararı...
Sonra içlerinden bir akıllı çıktı, seçime gidiyoruz bunları şimdi yürürlüğe koymayalım dedi... Gizlediler hepimizden, şimdilik...
Ama özelleştirme yapılan şirketlerin koca koca sahipleri baskı yaptı hükümete, lobileri gönderdi Ankara’ ya, dedi ki “elektrik borcu olan çiftçinin destek ödemesini yapma, bize gelsin borcunu ödesin, sonra yaparsın...”, “elektrik borcunu ödemeyen çiftçiye destekleme yok”
Eyy Tarım Bakanlığı Sen, mahkememisin, icra dairesi mi... Elektrik kimin elektriği, Özelleştirilmiş şirketin... Yani o da çiftçiye mobilya satan Mobilyacı, mazot satan akaryakıt istasyonu, ilaç satan ilaç bayii gibi bir Tüzel kişilik...
Bu elektrik şirketleri özelleştirme işine girerken de bu riski biliyor... Çiftçi elektriği kullanır, ama parasını zor öder, aynı gübre, zirai ilaç, mazot parası gibi...
Yokluk Mertliği Bozar!
Çiftçi borcunu öder, çok ta sadıktır borcuna, ama yokluk mertliği bozuyor... Yıllarca zarar ediyor. Para kazanmakta zorluk çekiyor... Yoksa o da biliyor borcunu gidip ödemeyi...
Köyleri dolaşıyorum, borç erteleme konusunda değme uzmana taş çıkarır hepsi bir finans müdürü gibi düşünüyor, hem borcu ertelemesi , hem de yeni üretim girdilerini temin etmesi lazım... Ne yapsın...
Bu karara imza atanlara soruyorum...
Elektrik idaresinin parasını, destekleme yapmam diyerek tahsil ederken, çeyizcinin, zirai ilaççının, hatta bankaların alacaklarını da tahsil edecekmisin...
Elektirik Şirketleri Çiftçi borcununu yapılandırmalıdır...
Verilen bu karardan acilen dönülmeli, Elektrik idareleri, alacakları için çiftçilerle borç yapılandırma yolu ile anlaşmaya zorlanmalıdırlar.
Borcun varsa destekleme alamazsın diyerek, çiftçilerin üretimden vazgeçmelerine, arazilerini satarak üretimden çıkmalarına neden olanlar, farkında olarak yada olmayarak çok kötü bir işe imza atmışlardır.
Çiftçi örgütleri bu konuda yürütmeyi durdurma ve benzer faaliyetlerle çiftçimizin mağduriyetini önlemek zorundadırlar.
Çiftçilerimiz, bu karar karşısında ne yapacaklarını şaşırmış durumda olduklarından, provakasyona da açıktırlar. Ülkemizde demokratik hakların kullanımının doğru şekilde bilinmemesi nedeniyle toplumsal büyük hareketlere neden olabilecek kıvılcımları çakmayalım
Eğer birileri çıkıp bu yanlıştan dönülmesini sağlamazsa , tarımsal üretimde kaçınılmaz son üretimsizlik olacaktır...
DELİ DUMRUL HİKAYESİ
Deli Dumrul isminde bir er vardır. Deli Dumrul kuru bir çayın üstüne köprü yaptırmıştır. Geçeninden 30 akçe geçmeyeninden döve döve 40 akçe alırdı.Bir gün köprüsünün yayına bir bölük oba yerleşir. Bu obada bir yiğit ölür ve feryatlar üzerine Deli Dumrul atıyla oraya gelir. Feryatların nedenini sorar bir yiğidin öldüğünü öğrenir. Azrail'e kızar ona meydan okur. Onunla dövüşmek için Tanrıya yalvarır. Sonra evine döner.
Deli Dumrul bir toy düzenler ve bu toyda Azrail gelir.Deli Dumrul kılıcını Azrail'e savurur ve azrail güvercin olup kaçmaya başlar. Deli Dumrul atına binip Azrail'i kovalarken Azrail birden ata gözükür,at ürker ve Deli Dumrul attan düşer.Azrail Deli Dumrul'un üzerine gelir Deli Dumrul Azrail'e yalvarmaya başlar bunun üzerine Azrail kendisine değil Tanrı'ya yalvarmasını söyler. Deli Dumrul Tanrıya yalvarır ve Tanrı Deli Dumrul'a kendi canı yerine can bulmasını söyler. Deli Dumrul annesine ve babasına gider ama onlar canlarını vermezler. Can bulamadığı için karısına gider. Karısı da onsuz bu hayatın hiçbir önemi olmadığını söyler ve kendi canını vermeye razı olur. Deli Dumrul Tanrıya yalvarır ya ikimizin canını al ya da ikimizi de bağışla diye. Bunun üzerine Tanrı onları bağışlar, 140 yıl ömür verir ve annesinin, babasının canını alması için Azrail'e emir verir. Deli Dumrul ve eşi 140 yıl ömür sürerler. Deli Dumrul öyküsü Türk halk inancında "Aylanu" motifinin en güzel ve en yetkin olarak işlendiği yerdir.
Deli Dumrul Hikayesi http://tr.wikipedia.org/ dan alınmıştır.